Bu herkesin sinir katsayısının en yüksek olduğu kaosun içinde, gırgır yapacağımıza, güleceğimize, güldüreceğimize, eğlenip eğlendireceğimize, niye bu kadar gerginiz, niye bu kadar stresliyiz?
Alt tarafı futbol yorumluyoruz.
Üstelik göz önündeyiz.
Göz göre göre.
Futbol konuşurken, en zeki, en çabuk adamların bile IQ'sunun 50'nin altına düştüğü bu futbol ortamında, hadi "diğerlerinin kendilerine göre bir sebepleri var" diyelim.
Ama...
Yorumcu niye asabi olur, yorumcu niye bağırır niye çağırır, niye gülmez?
Futbol medyasında, üç büyüğün uzantıları var, federasyonun uzantıları var, başkanların, yöneticilerin adamları var.
Her hafta kaşıyorlar da kaşıyorlar.
Hep kendilerine, patronlarına yontuyorlar da yontuyorlar.
Her hafta, her teknik direktöre, her sisteme, her taktiğe, dibine kadar giydirenlere, kendi yorumlarına en ufak bir yorum yapıldığında, ortalığı ayağa kaldırıyorlar.
Nasıl bir hava o öyle?
Nasıl bir tavır o öyle?
Kulaklar dikiliyor, suratlar düşüyor.
Ekşiyorlar.
Nooluyoruz yaa?
Bir kere daha yazalım...
Eğer profesyonel değilseniz, eğer işiniz bu değilse, sağlıklı bir insanın hayatında futbol, aileyle yenen bir akşam yemeği kadar olur.
Ablalarla, teyzelerle, amcalarla içilen bir beş çayı kadar.
Ya da sevgiliyle seyredilen bir film kadar yer alır, insanın hayatında.
Futbol bir yaşam olamaz, yaşamın içinde olur.
Bir insanın hayatı futbol olamaz, futbol insanın hayatının içinde olur.
Eğer böyle olmazsa da...
İşte böyle olur.
Ve...
Futbolu, bu tip insanlar yönetmeli, seyretmeli, yorumlamalı.
Yaşamında aileyle yenen bir akşam yemeklerine, ablalarla, teyzelerle, amcalarla içilen beş çaylarına, sevgiliyle seyredilen filmlere zaman ayırabilen insanlar.
Ve...
Tabii bence.
35'ten sonra istediğin kadar zıplar, yataktan yatağa planjon yaparsın.
Erman Toroğlu, Lig TV yorumcusu - Sivas-Beşiktaş maçının kahramanı İbrahim Akın'a, gece hayatına fazla kapılmaması gerektiğini öğüdünde bulunurken
Haberiniz varmı?
1950 Dünya Kupası Finalleri'ne katılan Yugoslavya'nın kaptanı Rajko Mitic, Brezilya'ya karşı oynayacakları maç öncesi soyunma odasından çıkarken kafasını demir krişe çarparak başından yaralanmıştı. Yaranın dikilmesi gerektiği için Yugoslavlar sahaya 10 kişi çıkmak zorunda kalmış; Mitic başı sargılı olarak oyuna katıldığında ise Brezilya çoktan 2-0 öne geçmişti.
Durmuş Abi!
Adnan Polat saat kaç!..
(Turgay Şeren - Akşam)
Sen öyle diyorsan gider!
Zaten fiziği iyi olan adam kimyada iyidir hocam. Beyni işler, okşizen gider...
(Erman Toroğlu - Maraton, Lig TV)
Başka bir arzunuz!
Şimdi benden özür dile Mösyö!
(Kazım Kanat - Sabah)
Yoldaymış!
Dünyada dengeli takım diye bir şey var. Türkiye'ye daha gelmedi.
(Trabzonspor Teknik Direktörü Ziya Doğan)
Gerets'in ki Gerets'e!
Sezar'ın hakkı Sezar'a, Zico'nun hakkı Zico'ya.
(Haşmet Babaoğlu - 90 Dakika, NTV)
Yemin etme!
Benim bir torunum var, ismi Orkun. Kaleci Orkun'dan dolayı. Bana evlatlar bir torun daha verirlerse ismini Kaka koymazsam Kur'an çarpsın. (Vedat Okyar - Vatan)
(Kazım Kanat - Sabah
Küs onlara!
Beşiktaşlı oyunculara teessüf ediyorum, Tigana'ya teessüf ediyorum. Şu Fenerbahçe'yi yenemediler, şu Fenerbahçe'ye gol atamadılar.
(Sinan Engin - 3. Devre, Kanal D)
Para kazanmak kolay mı?
Burası 48 derece sıcak. Saunada gibiyim. Yanmış gibiyim.
(Ahmet Çakar - Santra, ATV)
Eee... Yani?
Maçı Başkan'la birlikte izledim.
(Alaattin Metin - Akşam)
Estağfurullah!
Üstelik Kezmanın özrüde kabahatinden büyük.Ve hatta biraz dangalakça...
(Ahmet Çakar - Santra, ATV
HABERİNİZ VARMI ?
İngiltere'nin bir taşra şehri olan Kent'in C Genç Takımı Courage Colts, 1976 yılında bir maçta FC Midas'a karşı 1-0 öndeydi. Bu skor, galibiyet için birçok takıma yetmiştir; ancak Colts için öyle olmadı. Golden sonra Colts takımının basireti bağlandı, FC Midas da bu fırsattan fazlasıyla yararlandı. Maç 1-59 bitti.
AS Alkış Pazarlama!
İllaki hoca değişikliği yapacaklarsa, illaki Yılmaz Vural derim. Bir kere; yabancı hocalara göre sudan ucuz... Sayfalar dolusu talepleri yok... Hiç bir şart öne sürmüyor... Kovarken tazminat ödemiyorsun... Del Bosque gibi, FIFA'dan 8 milyon Euro'luk faturayı dayatmaz. Burnundan kıl aldırmayanların yanında, sempatisi de bedava! Yedek kulübesi önünde takla attığı dönemleri çok geride bıraktı. Spor adamlığı kimliği ciddiyet ve önem kazandı. Antalyaspor'a değer yükledi. Adı bilinmeyen futbolcuları, vitrine çıkardı. Kamuoyu yoklaması yapın; 3 büyüklerden hiçbirinin taraftarı, onun adına muhalefet şerhi koymaz. Gazeteciler de bayram yapar. Çünkü onda malzeme bol.
(Ali Sami Alkış - Star)
Taksit yapmamışlar!
İmamotu'yu falan alacağına 10 milyon dolar, yani fazla da bir şey değil... 10 milyon dolar verip Galatasaray gibi bir takıma doğru dürüst 2 tane adam almış olsaydı, bugün Galatasaray'ın durumu bambaşka seviyede olurdu.
(Ömer Çavuşoğlu - Futbolmania, CNNTürk)
Kaç stat gördün?
İlk defa Fenerbahçe Stadı'nda maç seyrettim. Müzeyi falan her yeri gezdim. Dünyada hiçbir yerde böyle stat yok. Ben böyle güzel stat görmedim.
(Sinan Engin - 3. Devre, Kanal D)
Düzelecek Abi!
Gerets, Galatasaray eğer böyle oynayacaksa yandık...
(Turgay Şeren - Akşam)
Tamam! Anladık!
Ahmet Çakar: Göster kardeşim beni, göster. Bana 40 bin kişi, 25 yıl boyunca küfür etti. Benim o zaman böyle dolaşmam lazım (Eller havada, muhtemelen meşhur işaretimizi yapmakta). Lütfen RTÜK'ten de, tüm Türkiye'den de özür diliyorum.
Ersin Düzen: Ekrana çıkmadı hocam, göstermedik.
AÇ: Çıkmadı mı? O zaman şöyle anlatayım: Orta parmağım havada, öbür parmaklarım yumuk sahada çayda çıra yapan çocuklar gibi dolaşmam lazım...
(Santra - ATV)
Çok bilmiş Ulueren!
Sizin hakem olmanız , FIFA kokartı takmanız hakemliği benden iyi bildiğiniz anlamına gelmez Sayın Papila.
(Serhat Ulueren - Telegol, Star)
Sen gelirsen de kendilerini!
Tigana gidiyor diye Beşiktaşlılar deve kessin!
(Sinan Engin - 3. Devre, Kanal D)
Yok mu artıran!
Geçmişe bakarsak Fenerbahçe'nin 70 şampiyonluğu var.
(Can Bartu - Futbol Pazarı, Kanal Türk)
Evet, kötü espri!
Allah aşkına 65 yıllık yaşamını Galatasaray'a adayan Başkan Özhan Canaydın olayların farkında değil mi? Kötü bir espri ama "vefa" sadece Karagümrük'teki bozacının ismi mi?
(Bahri Havadır - Akşam)
Biz de seni seviyoruz!
Bu arada "kupa tiryakisi" Beşiktaş'ın İzmir zaferini de kutluyorum. Başkanları hariç, Beşiktaş ve Beşiktaşlılar'ı da severim.
(Hulki İlgün - Fanatik)
Sence hangisi?
Devrim, Bağdat Caddesi'nde trafiği kapatan taraftar mı, araçlar mı?
(Serhat Ulueren - Telegol, Star)
Şampiyonluk Abi!
Gerets'ten ne bekliyordunuz!
(Turgay Şeren - Akşam)
Bir daha yapmaz, kızma!
Bobo; İbrahim Toraman'ın al da at diye önüne uzattığı topu, sakız gibi ayaklarına yapıştırıyor... Tigana oyundan almasaydı, sahaya dalarak kolundan çekip, ben çıkartacaktım.
(Ali Sami Alkış - Star)
Hoppala!
Bu görüntülere ne diyeceğimi bilmiyorum... Atatürk de seyrediyor bu görüntüleri, öyle hissediyorum ben.
(Sabri Ugan - Telegol, Star)
Yersen!
Maç sonrası Runje ile konuştuk."Görmüyor musun" şeklinde bir amaçla bu hareketi yapmadığını söyledi. Runje hırslı bir oyuncu, ben de onun kadar hırslıyım. Maç içinde olur böyle şeyler.
(Tayfur Havutçu)
Çakar'dan öğütler:
Ersin Düzen: Genç olarak, bu ülkeye yaptığımız meslekte, futbola vermiş olduğumuz gönlümüzde ne yapmamız gerekiyor hocam?
Ahmet Çakar: Sizler, 30 yaş kuşağı ve altı, bu beylerin yaptığı yanlışları, bu beylerin yaptığı hayal alemi yaşamını, bizim yaptığımız oportünist yaşamı yapmayın! Güzel mutlu bir Türkiye için. 45 yaş üstü, bu ülkenin bu hale gelmesinde baş sorumludur. Futbolun, sosyal yapının, ekonomik yapının... Ne bunlar gibi 55 yaşındakilerin yaptığı aymazlığı yapın, ne bizim gibi orta kuşağın yaptığı oportünizmi yapın... Yapmayın kardeşim! Bu ülkeni geleceği sizlersiniz.
(Santra - ATV)
Statta satılıyor!
Bu sular Ali Sami Yen'e nasıl girdi?
(Engin Verel - 3. Devre, Kanal D)
Diyosun!
Her fırsatta Fenerbahçe başkanı ve yöneticilerine saldıran, yalnız futboldan değil hak ve hukuktan da anlamayan bazı kıskanç yazarlar; istedikleri kadar çırpınıp sayfalarca yazılar yazsınlar, kendi kötülükleri içinde boğulacak ve sporseverlerin nefretini kazanacaklardır.
(Necati Bilgiç - Pas Fotomaç)
Söyle hadi söyle!
Ahmet Çakar: Kimin düşeceğini bilmiyorum; ama kimin düşmeyeceğini biliyorum.
Ersin Düzen: Kim düşmeyecek?
AÇ: Söylemem!
(Santra - ATV)
Oooo, dolu!
Galatasaray'da Arda, Sabri, Hasan Şaş dışında para edecek, satılabilecek futbolcu var mı? Söyleyin bana!
(Serhat Ulueren - Telegol, Star)
Ya uyanıkken?
Yılmaz Vural, uykusunda 5 tane Gerets eder.
(Aziz Üstel - Futbolmania, CNNTürk)
Futbolu 1 milyon dolar param, iki evim, bir arabam olsun diye oynamıyorum. 'Bu ülkeden bir kaleci Orkun geçti' dedirtmek istiyorum.
(Kayseri Erciyes kalecisi Orkun Usak)
Haberiniz var mı?
Kuzey Galler'de bir ada takımı olan Amlwch, yalnızca ünlü harflerini değil, bir defasında bütün topları kaybetmiş bir takımın adıdır. Kasım 1999'da Maesgeirchen'le yapılan maçta mevcut dört top da İrlanda Gölü'ne kaçtığı için, maçın ertelenmesi gerekmişti.
Aaa, hayatta inanmayız!
Kazım Kanat: Hocam, sen siyaseti düşünmüyor musun? Vallahi düşün ya!
Ahmet Çakar: Beni ne yapsınlar ya!
KK: Hocam, Deniz Baykal'ı tek bloke edecek adam sen olursun! Vallahi billahi!
AÇ: Ben süt dökmüş kedi gibiyim Abi. Enseme vurursun lokmamı alırsın.
(Santra - ATV)
Çıkmıyor işte çıkmıyor!
O müthiş Cumhuriyet Mitingi'ni yapan İzmir, Süper Lig'e takım çıkaramaz mı?
(Şansal Büyüka-Maraton, Lig TV)
Yok satmış!
Mecidiyeköy'deki Migros'ta su falan kalmamıştır.
(Can Bartu - Futbol Pazarı, KanalTurk)
Bekleyen derviş muradına ermiş!
Özhan Canaydın: Stuttgart'taki ASF Firması Seyrantepe'deki stat konsepti ile ilgili bazı çizimler gönderdi. 9 Mayıs'taki Divan Kurulu toplantısına daha detaylı planlar ve hazırlanacak maketi de getireceğiz. Fakat, ASF Firması'nın gönderdiği çizimler toplantıya geç gelebilir.
Galatasaraylı üye: Bekleriz, 5 senedir bekliyoruz.
Yap da görelim!
Antrenörlük fazla abartılacak bir şey değil İlker Abi.
(Sinan Engin - 3. Devre, Kanal D)
En süper Abi!!!
Tümer'i transfer ederek takımıma iyi bir ağabey kazandırmak istiyorum.
(Seoul Kulübü Teknik Direktörü Şenol Güneş)
Tamam o zaman!
Ahmet Çakar: Voleybol kaç set üzerinden oynanır?
Kazım Kanat: Ben oynamadım, karım oynadı.
(Santra - ATV)
Amiiiinnnn!
Vay anam vay... Sen şu Fenerbahçe'nin büyüklüğüne bak. Pardon, bu arada unutmadan söyleyeyim, 100. yıl nedeniyle Fenerbahçe'nin şampiyon yönetiminin yaptığı çeşitli etkinlikler de cabası. Bu ne zenginlik, bu ne kadar büyüklüktür yarabbi. Darısı öteki büyüklerin başına.
(Hulki İlgün - Fanatik)
İzledik Abi!
Uğur'u iyi izlediniz mi?
(Turgay Şeren - Akşam)
Sarılılar Abi!
Hangi takım Brezilya!..
(Turgay Şeren - Akşam)
Teşbihin hası!
Bakmayın boy problemini gündeme getirmesine, hocanın, İbrahim Toraman'ı tutmadığı ortada ama Milli Takım kapris yeri değil. Ayrıca Gökhan ve Toraman ikiz gibi. Birbirlerini iyi anlayıp, iyi kontrol ediyorlar. Servet-Gökhan Zan ise görücü usülüyle evlenmiş ve sonradan bin pişman olmuş çiftler gibi.
(Turgay Demir - Pas Fotomaç)
Arkasından konuşma! Yüzüne söyle!
Toraman konusunu bir daha düşünmeli Fatih hoca. Hatada ısrar etmemeli. Yoksa Tigana, Gerets ya da Zico'dan ne farkı kalır ki!
(Turgay Demir - Pas Fotomaç)
Memur karıştırıcı buyurmuş ki!
Zico, bana göre tam bir memur antrenör...
(Sinan Engin - 3. Devre, Kanal D)
Peki!
Kazım Kanat: Sen gidip hakem hocalığı yap.
Ahmet Çakar: Ben hakem hocasıyım zaten. Ben hocaların hocasıyım.
KK: Öyle mi?
AÇ: Tabii. Hakem hocası diye çıkanların hocası benim.
(Santra - ATV)
Hoca'dan ücretsiz ders:
Defans oyuncusu önce rakibini bozacak, sonra topu alacak ve en yakın orta saha oyuncusuna verecek.
(Erman Toroğlu - Hürriyet)
Elinden de öpüyorlar mı?
Rui Costa devamlı arıyor. Nuno Gomez ve Di Livio da öyle... Biri birini görüyor selam yolluyor. Geçenlerde Gattuso selam yollamış.
(Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim)
Ne güzel!
Mahmut Hanefi'yi Fenerbahçe'ye gelmeden önce tanımıyordum. Fenerbahçe'ye transfer olunca Mahmut yanıma geldi. "Abi bana hakkını helal eder misin?" dedi. "15 günde ne hakkım olacak?" dedim. "Abi seni tanımadan önce sana karaktersiz, suratsız diye küfrettim. Günahını almışım. Ama sana bir şey söyleyeyim, ben az küfrettim. Fakat bu Selçuklar, Volkanlar var ya, çok daha fazla küfretti" dedi. Gülüştük.
(Tümer Metin)
Hoş geldin!
Kesilmiş bir kol gibi
omuz başımızdaydı
boşluğun...
Hoş geldin!
Ayrılık uzun sürdü.
Özledik.
Gözledik...
Hoş geldin!
Biz
bıraktığın gibiyiz.
Ustalaştık biraz daha
taşı kırmakta,
dostu düşmandan
ayırmakta...
Hoş geldin!
Yerin hazır.
Hoş geldin!
Dinleyip diyecek çok.
Fakat uzun söze
vaktimiz yok.
Yürüyelim..."
Nazım Hikmet
Başarıya ulaşamayanların yüzde doksanı yenilgiye uğramamıştır. Sadece pes etmişlerdir
PAUL J. MEYER
Yüzyılın gafları-3
FPRIVATE "TYPE=PICT;ALT="
Hepimizin tanıdığı, sevdiği ya da sevmediği spor yazar ve yorumcularımızın söylediği ilginç, komik, unutulmayan sözlerden bir bölümünü daha önce yayınlamıştım... Sizin katkılarınızla üçüncüsü karşınızda...
Eee...Ööö... Düt!!! Maç başladı... (Bülent Karpat) Bir ver-kaç, verdi!.. Kaçamadı... (Galatasaray-Denizli maçı, Öztürk Pekin) Hayırlı vilayetler... (Ziya Şengül, İstanbul Valisi ile konuşurken) Tafferel degajı yaptı şöööle uzunca bir vuruş. Bu bana eski maçları hatırlattı, böyle topu havalara dikmek bayağı önemliydi... Tabi o zamanlar böyle çim sahalar yoktu, sahalar çamur deryasına dönerdi... Bu arada Saffet ve gol. (Galatasaray - İstanbulspor maçı, Orhan Ayhan) Oğuz artık mümkünü olmayan, irreversible, çok zor bir yola girmiştir... (Ahmet Çakar) Bu akşam oynanacak olan Beşiktaş - Galatasaray derbisinin sonucu henüz belli değil... (Zeynep Kasımlıoğlu) Ahmet Çakar: Yahu Fatih bırak şu takımı istifa et, ben yapayım, Ziya Abi'm yapsın, Turgay Abi'm yapsın... Turgay Şeren: Aaaaa Ahmet bilmiyorum ki yapabilir miyim? Ayağım da sakat ama, yaparım herhalde, sen ne diyosun Ziya, yapar mıyım? (Telegol) Kaka bu şakası yok. (Ertem Şener) Fenerli futbolcular gol yemeyerek inanırlarsa turu geçeriz bu akşam. (Fenerbahçe - AZ Alkmaar maçı, İlker Yasin) Ayuso adının anımsattığı şeyi anımsatan davranışlar yapıyor... (Murat Kosova)
Anlatılmaz yaşanır!
Çok güzel bir hakem yaşadık... (Metin Tükenmez, Lyon-Denizli maçını yorumluyor) Pazar Keyfi'nin ardından Lig Mazarı'yla ekrana gelecez... (Şansal Büyüka) Bu maçın önemi de önemli... (Ercan Taner) Eğer Ali Aydın, 'ben o ikinci sarı kartı Victoria'ya değil de yandan geçen Koray'a gösterdim' deseydi, bütün Türkiye ona enteresan yerleriyle gülerdi. (Ahmet Çakar - Telegol) Boks maçında genç kadın hangi raundda olunduğunu gösteren tabelayı taşır, Orhan Ayhan susmaz: Evet, sayın seyirciler, Amerika'da normalde bu kızları güzellerden seçiyorlar, ama bu biraz çarpık bacaklı.... Lukunku mu, kukunku mu o da nerden çıktı?.. (Turgay Şeren) Dejavu oldum zannettim. (Murat Kosova) Engin Verel: Yarınki Letonya maçında Hakan Şükür ilk 11'de sahaya çıkacak... Osman Tanburacı: Çocuktan al haberi! Engin Verel: Sayın Tanburacı, ben 48 yaşındayım. Laflarınıza dikkat edin! (3.Devre) Coly, top diye Hasan'a vurdu. Ama Hasan'ın kafası da top gibi baksana. Vurabilir insan. (Ömer Üründül) Evet sayın seyirciler, bizim futbolcularımız Roma'da polis dövüyorlar... Yapmayın çocuklar... Lima Türkiye'nin Gaziantep'in çok ekmeğini yedi, yakışmıyor ona... (Roma-Galatasaray maçından sonra çıkan olaylar sırasında Güntekin Onay) Özhan Canaydın: Bir yayın kuruluşu da iki tane tüyü yeni bitmiş köpek yavrusunun görüntülerini ''Olimpiyat Stadı'nı kurtlar bastı'' diye göstermişti. Serhat Ulueren: O görüntüleri biz yayınlamıştık. (Star TV)
En büyük Aybaba!
Ben olsam ortada Koray'la İbrahim Toraman'ı oynatırım. Sağda Ali Tandoğan'ı, solda da İbrahim Üzülmez'i oynatırım. Ama ben teknik direktör olsam, Beşiktaş'ı şampiyon yaparım. (Adnan Aybaba - Telegol, Star) Necati kafayı sıyırtabilse gol olacak! (Cüneyt Tanman) Lucescu bizim gibi yukarıdan maça kuşbaşı olarak bakamıyor. (Deniz Gökçe) Ziya Şengül: Galiba ben Türkçe anlamıyorum, özürlüyüm bu konuda. Turgay Şeren: Eeee, o zaman İngilizce anlat. Ziya Şengül: İtalyanca çalışıyorum. (Telegol, Star TV) Kelimenin bittiği yerde Kaka başlıyor. (Ertem Şener) Bülent Karpat: Uğur, sağdan orta geldi vurdun gol oldu, gol nasıl oldu? Uğur Tütüneker: Aynen öyle oldu abi! Yapma be Nielsen yapma! Sen hakemsen, ben de Boğaz Köprüsü'nü yapan mühendisim!!! (Galatasaray - Juventus maçı, Ümit Aktan) Alpay arka ayağını burktu. (Türkiye - Brezilya maçını anlatan spiker) Fenerbahçe'nin teknik direktörü bence İtalyan olacak: Scolari! (Herkesi İtalyan sanan Burcu Esmersoy) Vaaaaaaaaaaaaaaaaaaavvv (Drogba'nın attığı golün güzelliğini golün tekrarında anlayabilen Ömer Üründül)
Messi de Plüton!
Ronaldinho çöldeki bir vaha ise Rooney kutup yıldızı. (Manchester United - Milan maçı, Ertem Şener) Eveet Adanademirspor sahaya yaklaşık 11 kişi çıktı. (Adana'nın özel kanallarının birindeki spiker) Bülent Karpat: Eveeet Rıza, bugün çok güzel oynadın, sağ taraftan Ulvi'nin ortasına ayağının içiyle dokunup gol yaptın, nasıl oldu gol? Rıza Çalımbay: Eee hımmmm... Bülent Karpat: Evet teşekkürler Rıza, top sende sevgili Ümit Aktan... Vee penaltı sayın dinleyiciler. Kim atıyor göremiyorum, ama sanırım Ünal. Yo yok! Hami geldi topun başına, aaa Ünal mı? Bi saniye, haa bu arada gol oldu. Evet Hami atmış. (Orhan Ayhan) Valla çok küfür yiyeceğiz ha! (Newcastle - Fenerbahçe maçının devre arasında Melih Gümüşbıçak) Ahmet Çakar: Galatasaray - Bursa maçındaki skorun baş sorumlusu kimdir ? A- Aslan Kuddusi B- Aslan Mustafa C- Hiçbiri, ben yanlış konuşuyorum o zaman Gürcan Bilgiç: D- Hepsi. (Santra - ATV) Oğuz Tongsir: Şimdi Galatasaray'da Volkan diye bir futbolcu var. Orta sahada topu aldığı zaman yana, sağa, sola değil, direk "dikine" oynayabilen bir futbolcu... Ali Sami Alkış (mırıldanarak): Başına "s" koysan da olur, öyle oynuyor çünkü..
Gaflar hiç biter mi? Ooo, daha çok var... .
İyi film olur!
Galatasaray takımı zaten kendi içinde bir film. İktidar mücadelesi, aileyi felakete sürükleyen baba... Taraftarın aşkı, birkaç futbolcunun teri ve yine taraftarın gözyaşı... Şimdi eldeki malzemeyi kontrol edelim: İhanet, başkaldırı, başarı, iktidar savaşı, aşk... Maç değil Şekspir külliyatından seçme başyapıt mübarek!
(Kanat Atkaya - Hürriyet)
Doğru demiş Abi!
Fatih'in söylediğine göre, futbolda her zaman yenilgi olur.
(Turgay Şeren - Akşam)
Evet!
Ziya Şengül: Sen hep bizim dediğimizin tersini söylüyorsun.
Adnan Aybaba: Abi sen penaltı dedin, ben de penaltı deyince futbolu biliyor mu olacağım?
(Telegol - Star)
Çünkü para yok!
Neden Capello değil de Kalli!
(Bahri Havadır - Akşam)
Diyosun!
Beşiktaş ruhuna sahip, kaybederken bile terinin son damlasına kadar mücadele eden takımımız, bana göre gönlümün şampiyonudur.
(Yıldırım Demirören - Beşiktaş dergisi)
Feldkamp geldi ya!
Öyle Riquelme, buraya gelme, oraya gitme! Galatasaray hiçbir transfer yapamaz.
(Osman Tamburacı - Futbol Pazarı, Kanal Türk)
Aferin sana!
Mehmet Yıldız, çok güçlü beygir gibi. Alınmasın da... Bana da ayı diyorlardı, sorun değil. Ben ayılığımla iftihar ederim.
(Gökmen Özdenak - Telegol, Star)
Allah korusun!
Sürç-i lisan ettiysek affola. Hakkınızı helal edin. Kameraman arkadaşlar, siz de hakkınızı helal edin. Her şey olabilir.
(Ahmet Çakar - Santra, ATV)
Eee?
İstediği kadar AB "Ben, Türkiye'yi almayacağım, ortak yapmayacağım" desin. Biz belki resmi olarak değiliz ama
AB'nin kafasında Democles'in kılıcı gibi duruyoruz. Yani, bu maçtaki seyirci şunu
gösteriyor; "Sen beni almayabilirsin ama eğer almazsan hesabını iyi yap."
(Erman Toroğlu - Hürriyet)
SEVDİK BİR KERE
SEVDİK BİR KERE
JUPP DERWALL
On dört senelik çile bittiğinde o sene, 'sevmeyenler ölsün' diyenlerin aksine rakiplerinin bile saygısını kazanmıştı... Biz tanıdığımızda ak saçlıydı... Yıllar geçti ak saçlıydı... Kimin umrundaki arşivlerdeki gençlik hatıraları... Futbolumuzun ak saçlı, babacan ve öğreteniydi... Öğrettikleri, kimi zaman öğrendiklerine ihanet etse de o hep hakettiği yerdeydi... O şampiyondu... Buraların değil tüm Avrupa'nın... Almanya'nın federal günlerinde en tepedeydi... Ve kapı dışarı edilmeyi de yaşadı... Dışarısı bizdik. Soluğu soluduğumuz havaydı...
O kazandığında, kaybeden renklerin tutkunuydum; ama benim gibi düşünen binlercesi vardı biliyorum... O hepimizin Derwall'iydi... Rakibi, eğitmeni...
Hep unutsak da bazen sertçe darbelerle hatırlarız: Her canlı bir gün ölümü tadacaktır... Ama ölüm sevmeleri ve hüznü engelleyemez ki... Aynı sayfaya hem genç, hem de görmüş geçirmiş bir ömrün ağıtını sığdırmak, bunu hatırlatmaktan başka nedir ki? Ölen için sorun değildir ölüm, peki biz kalanlar? Ya sevdiysek bir kere ve asla geri gelmeyeceklerse...
Klişeler ne demek ister?
Klişeler biter mi? Futbolcu kardeşlerimizin ve teknik direktörlerimizin çok sevdiği bir cümledir "Şanssız goller yedik", sanki şanslı gol yeniyormuş gibi. Sonra "Önemli bir galibiyet aldık" derler bir de, öbür hafta alma ihtimalleri yüksek galibiyetin önemsiz olduğunu mu anlatmak isterler acaba? Spor camiasının üyeleri ne demek istiyor da, bu cümleleri kuruyor? Bir şeyler daha buldum;
Hakem hakkında yorum yapmak istemiyorum: Yaparsam ağzımı bozarım, başım belaya girer. Allah'ından bulsun!
Türkiye'nin en büyük kulübüne geldim: Bana bu kadar parayı hiçbir kulüp veremezdi.
Önemli olan 3 puandı, onu da aldık: Berbat oynadığımızın farkındayım.
Yedek kalmam hocanın takdiridir, saygı duyarım: Şimdilik içime atıyorum. Sezon sonu bilirim ben neler diyeceğimi.
Rakibimizi de mücadelesinden ötürü kutluyorum: Maçı aldık, keyfim yerinde, herkese mavi boncuk dağıtıyorum.
Elimize geçen fırsatları değerlendirebilseydik, bu maç çok farklı olurdu: Forvet oyuncularımız kazma olduğu için yeniliyoruz. Bana kalsa hepsini gönderirim.
Hocam şans verirse formayı giymeye hazırım: Çalışıyorum, uğraşıyorum, adama yaranamıyorum. Daha ne yapayım arkadaş?
Gol yollarında çok şanssızdık: Forvetlerimizin kazma olduğu görüşünde hâlâ ısrarcıyım.
Attığım golü sayın başkanımıza hediye ediyorum: Galibiyet priminde bana bir ayrıcalık da yapar artık.
Mağlubiyeti hak ettiğimizi düşünmüyorum: Maçın 3-0 hükmen bize verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Benim gol atmam önemli değil: Hocanın gol atması önemli, o zaman haber değeri olur.
Bir anlık dikkatsizlik bize maalesef çok pahalıya mal oldu: Bizim defansla kaleci maçta uyumaya devam ederse biz daha çok yeniliriz.
Şöhret kayar gider. Paranın kanatları vardır, uçar. Kalıcı tek şey, karakterdir!.
Angel Myers Martino (Olimpiyat Altın Madalyalı Yüzücü)
Haberiniz var mı?
Brezilya; 2001 yazında yerel basın tarafından "dünyanın en aptal futbol takımı" ilan edildi. Nedeniyse, "Copa America"nın çeyrek finalinde, Honduras'a karşı 2-0 mağlup olunmasıydı. Bir Muz Cumhuriyeti karşısında yaşanan hezimet, orada futbol sahası için yeterince yer olup olmadığını dahi tam olarak kestiremeyen Brezilyalıların iliklerine kadar işlemişti.
Palavra, palavra, palavra!
Ben sonuna kadar hocamızın arkasındayım. Ona güveniyorum. Eğer itirazı olan veya inanmayan yönetici arkadaşımız varsa hemen istifa edip gitsin.
(Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören)
Düşünmek güzeldir!
Antalyaspor'un Süper Lig'de bulunması bir şart ve bir gerektir diye düşünüyorum.
(Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin)
Çok şey istiyorsun!
Gürcan, ben ne istiyorum biliyor musun? Ben yorumcunun, zeki, çevik ve ahlaklasını severim. Sen ahlaklısın, çeviksin; ama zeki olmanı istiyorum.
(Ahmet Çakar - Santra, ATV)
Amin!
Eğer bizi izleyenler varsa, onlardan özür diliyorum. Çünkü, biz burada sadece bir kişinin konuşma şekli, şemaliyle geriliyorsak, Allah bizi izleyen televizyon başındaki insanlara sabır versin.
(Ziya Şengül - Telegol, Star)
Sen de haklısın!
Ronald Reagan 69 yaşında Amerika Birleşik Devletleri'ne başkan olup, dünyayı yönetmedi mi? O halde Kalli'nin yaşını neden tartışıyoruz!
(İlhan Söyler - Hürriyet)
İyi uykular!
Carlos için Saracoğlu'nda düzenlenen imza törenini de izleyince doğrusu Fenerbahçeliliğimle bir kez daha iftihar edip, adeta havalara uçtum. Sonra da o zevkle kendimi Fenerbahçe'nin Kalamış'daki Todori Tesisleri'nde buldum. Her zaman olduğu gibi peynir, kavun, çıtır çıtır istavrit tavam ve yeşil salatamla soframı kurdum. Tabii o meretten de iki kadeh yuvarlarken, Fenerbahçe TV'de büyük televizyoncu sevgili İhsan Topaloğlu'nun kumandasında hazırlanan Yasir, Fatih, Turhan, Hande ve Berna evlatlarımızın sundukları şampiyonluk programlarını bir kez daha keyifle izledim. Daha sonra TRT'de yine bir büyük Fenerbahçeli yönetmen Samim Şenyüz'ün hazırladığı 'Akşam Sefası' programını izlerken, kendimden geçmişim.
(Hulki İlgün - Fanatik)
Evet Abi!
Rüştü'yü iyi tanıyor musunuz?
(Turgay Şeren – Akşam)
Yersen! 2
Gençlerbirliği Oftaş'ın Gençlerbirliği'yle gönül bağı dışında hiçbir bağı yok.
(Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav)
No comments:
Post a Comment