Thursday, October 22, 2009

Derbi dediğin...

Derbi dediğin...


F utbolda heyecanın zirveye çıktığı, kalbin her zamankinden daha hızlı çarptığı maçlardır derbiler... Futbolun bayramı...
"Dünyanın en büyük derbisi" olarak gösterilen bir maça tanıklık edeceğiz yarın..
Dünyanın "en ünlü" ve "en kanlı" derbilerinin sebebi ne? Şöyle bir bakalım...
İskoçya.
Glasgow.
Aynı şehrin iki takımı.
Celtic ve Rangers.
Biri Katolik, öbürü Protestan...
Din derbisi...
(Rangers kadrosunda Katolik oyuncuları uzun bir süre barındırmadı. Çünkü Rangers 1873'te bir Presbiteryen (ihtiyarlar meclisi tarafindan yönetilen Protestan kilise sistemi) gençlik kulübü olarak kurulmuştu. Rangers Katolik karşıtı inadından ancak 1989'da vazgeçti. O yıl transfer edilen Katolik oyuncu Maurice Johnston, Rangers taraftarları için bütün Katolikler içindeki en kötü insandı. Taraftarlar bu oyuncunun transfer edildiği gün kombine biletlerini yaktı. Johnston'un attığı golü geçerli saymayan Rangers'li taraftarlar bile vardı ve Johnston'un golüyle 1-0 kazanılan bir maça ilişkin "maç 0-0 bitti" diyorlardı.)
***
Arjantin.
Buenos Aires.
Aynı şehrin iki takımı.
Boca Juniors ve River Plate.
Biri halkın takımı, öbürü milyonerlerin...
Sınıf derbisi...
(Durum öyle vahim ki, sadece Bocalıların gömüleceği mezarlık yapılıyor. Yani, mezara kadar... İngiliz The Obsever gazetesinin dünyada ölmeden önce izlenmesi gereken 50 spor olayı arasında ilk sıraya koyduğu derbidir Boca-River derbisi)
***
İtalya.
Roma.
Aynı şehrin iki takımı.
Lazio ve Roma.
Biri sağcı, öbürü demokrat.
İdeoloji derbisi...
(Laziolular siyah ve Yahudi futbolcu istemiyor. Asıl isimleri SS Lazio... SS, societa sportiva demek... Yani, sportif kulüp... Ama onlar için anlamı farklı...)
***
İtalya.
Milano.
Aynı şehrin iki takımı.
Milan ve Inter.
Biri işçilerin, öbürü zengin aristokratların ve sonradan görmelerin...
Sınıf derbisi...
(80'li yıllarda milliyetçi Silvio Berlusconi'nin AC Milan'ı satın almasıyla bugün aktif taraftar gruplarının çoğunluğunu oluşturan kişilerden sağ eğilimli olanlar AC Milan tarafına geçerken, Inter'in liberal sol eğilimli lideri Massimo Moratti'nin takımının taraftar grubunun çoğunluğu çalışan kesimden oluşuyor.)
***
Romanya.
Bükreş.
Aynı şehrin iki takımı.
Steau ve Dinamo.
Biri askerlerin, öbürü polislerin...
Derin devlet derbisi...
***
Sırbistan.
Belgrad.
Aynı şehrin iki takımı.
Kızılyıldız ve Partizan.
Biri isyancıların, öbürü ordunun...
İdeoloji derbisi...
***
Rusya.
Moskova.
Aynı şehrin iki takımı.
CSKA ve Spartak. Biri ordunun, öbürü halkın... İdeoloji derbisi...
***
İngiltere.
Liverpool.
Aynı şehrin iki takımı.
Liverpool ve Everton.
Küçük bir Anfield'den taşınma sıkıntısı gibi başlasa da...
İngilizlerin derin İskoç meselelerini barındırır içinde...
***
Türkiye.
İstanbul.
Aynı şehrin iki takımı.
Fenerbahçe ve Galatasaray.
Din ayrımı yok. Irk ayrımı yok. İdeoloji ayrımı yok. Sınıf ayrımı yok. Asker-polis ayrımı yok. Zengin-fakir ayrımı yok. Eğitimli-cahil ayrımı yok... Dünyadaki ünlü derbilerden farklı olarak, taraftarları "aynı şehir" ile sınırlı değil.
Bütün ülkede var...
Peki bu ne derbisi? İnanılmaz nefretin mantıklı bir izahı var mı?..
Dünyanın 1 numaralı derbisine 1 gün kalırken, maçtan önce taraftar, maçta futbolcu, maçtan sonra ise yönetici kavgalarını görmemek dileğiyle...
Derbimiz hayırlı olsun!


Foto-jenerik

Toprakta ya da çim sahada, kramponla ya da yalın ayak... Futbol aşkı başkadır...


Spor savaşın taklidi olarak ortaya çıktı ama onun inkârı temelinde ayrı bir varlık kazandı. Tamam, terminolojisi savaşı andırıyor ama spor mücadelesinde birbirine ve kurallara saygı var. Barışık olma koşulu var. Şiddet yerine eşit koşullarda yarışma var. Yenilgiyi kabullenip rakibi kutlamak var. Kısacası, spor farklı olanlarla birlikte yaşama ve yarışma eğitimi demek. Bir tür sosyal ahlak yani. En azından beyaz dikdörtgen içinde
böyle olmak zorunda.
İbrahim Altınsay







Numara süpermiş!

Fener savunmasının araya atılan toplarda bu görüntülerle çaresiz kaldığı değil de nedir sizce. Benim için her zaman seyrettiğim filmin tekrarından başka hiçbir şey değil. Fener savunması hep bunu yapıyor. Ne zaman sona erecek bilmiyorum bu hatalar. Bir bilen varsa, Fener kazansa bile lütfen 0 216 542 1907 nolu telefona bildiğini aktarsın.
(Ziya Şengül - Star)





O da seni seviyormuş!

Ertuğrul, güzel adam, dün akşam bir hayat öpücüğü aldın. Seni çok seviyorum.
(Vedat Okyar - Vatan)






Diyosun!

Çağdaş futbolda koy Ceyhun'u Bayern Münih'de oynar!
(Kazım Kanat - Santra, ATV)






Sayalım Abi!

Şöyle sizinle Galatasaray santrforlarını bir bir sayalım.
(Turgay Şeren - Akşam)





Sana bir şey olmasın!

Ben size bir şey söyleyeyim mi? Tuncay İngiltere'ye gitti, tüm karizmayı çizdi.
(Murat Özarı - Ve Gool, TV8)





Off! Zor iş!

Hakan Can: Bizim hakemlerimiz de bir Bayern Münich - Barcelona maçı yönetse güzel olmaz mı?
Ahmet Çakar: Onlar için de, Türk hakemliği için de iyi olur. Ama ben sıkıntı çekerim.
HC: Niye?
AÇ: Çocukluğuma inmen lazım...
(6 Pas - Show TV)





???

GEÇMİŞ olsun sevgili Özhan ağabey... Ameliyat sonrası seni dimdik ayakta görmekten çok mutlu oldum. Kısa zamanda sağlığına kavuşmuş olarak G.Saray'ın başına dönüp beni, seni eleştirme zevkinden mahrum bırakmayacağına eminim.
(Ergun Gürsoy - Hürriyet)




Özlü söz 69!

İş bitmeden iş bitmez!
(Ali Sami Alkış Star)




Çok akıllısın!

Hakan Şükür'ün takımdan gitme ihtimali varsa, ben Hakan için kötü bir laf söyleyebilir miyim ya! Dünyanın en iyi futbolcusu, yeter ki gitsin!!!
(Osman Tamburacı - Verkaç, Fox TV)

yakantop@gmail.com







No comments:

Post a Comment