Wednesday, August 15, 2012

İnsanlar, hayvanlar derken artık fosillere de saldırılıyor

Kimi halkını öldürüyor, kimi komşu taşlıyor, kimi fosile saldırıyor .. birileri de Mars’ta hayat arıyor… bize Mars da dar gelir. Durumun ne ideolojik ne felsefi ne bilimsel bir açıklaması olabilir, saldırı saldırıdır, hiçbir özrü yoktur. Esad için lanet okurken, tuttuklarını camdan atan, kan revan içinde dövüp sonra kameralar karşısında vuran muhaliflerden, ülkemdeki kadın cinayetlerine, nefret suçlarına, din, dil, ırk ayrımı yaparak şiddete koşanlara kadar nasıl aynı tepkiyi veriyorsam, bir sergiye yapılan saldırıyı da acınası bir rezillik olarak görürüm. Taşa saldırdı adamlar… Moda gibi medeni, elit denen bir muhitte. İnanılır gibi değil. Öncelikle bir sergiye saldırmak ne demek?.. Kimsiniz siz, nesiniz, neyle beslendiniz, nerede büyütüldünüz? Laboratuvarda mı? Aklınızı nerede kaybettiniz? Hangi acizlik duygusu içindesiniz de taş parçalarına saldırmak için bu sıcakta üşenmeyip toplandınız, pankartlara yazı yazdınız, araya Başbakan adı sıkıştırıp binlerce yıldır toprak altında yatmış, şimdi halka sergilenen değerli fosillere saldırırsınız? Kime uyarsınız siz? Türkiye’deki arkeolojik kazılara saldırıyor musunuz sık sık? Müzelere gidip taşlıyor musunuz? Saldırıyorsanız neden, saldırmıyorsanız şimdi bu niye? Anlamlandıramayana anlatalım… Komünizmi bir daha anlatalım… Taş dedik ama nazar boncuğu, uğur taşı satanlara saldırdıkları daha hiç vaki değilken fosillere saldırıyorlarsa bunun altında ne var diye bakmak lazım. Her biri büyük araştırmalarla, yıllarca eğitim alınarak, binbir emekle çıkarılan ve dünyanın her yerinde büyük bir özenle korunup sergilenmeleri için dev müzeler kurulan fosiller… İnternette haber başlıkları; “komünistler fosil sergisine saldırdı”. Hoşgeldiniiiiz… Komünizm… her şeye saldırır şaşırmamak lazım. Yok farkı PKK saldırılarından… Adamların videoları var; “Kürdistan’ı kuralım, asıl zulümlere o zaman başlayacağız” diye. Devlet yönetecekmiş bunlar. Uygurlar diye girin internete görün nasıl yönetiyorlar. Komünist zihniyette aslolan kargaşadır. Yazıyorum sağduyuyu kaybetmeyelim, aklı koruyalım, barış ne işe yarar… diye sık sık. Ne komünizm’de ne faşizm’de barış olmaz. Sağduyu olmaz, sevgi, şefkat, akıl, mantık, birlik, kardeşlik olmaz. Herkes eşit olsun falan diye süslü bir iki cümle koyarlar tepeye, başa geldiler mi ülkeyi kendi heykelleriyle kaplarlar - dünya para verip (heykele ve silaha sıkı para harcar komünist), gencecik beyinleri ‘iyi olduklarına’ inandırırlar, sonra din insanoğlunun afyonudur deyip, dünyanın tüm esrar, eroin ticaretini kendileri yürütür, faiz üstüne faiz bindirip üç kuruşa, insanları intiharlara sürüklerler. Amaç kendi afyonlarını satabilmektir. Kendi silahlarını. Korkuturlar, beyin yıkarlar, genç genç insanları ‘yaratılış delili bunlar’ diye taş parçalarına saldırtırlar, sonra da maddeye tapındırırlar. Gerçek bir korku imparatorluğudur komünizm… ‘Maneviyata yönelten her unsur maddeden uzaklaştırır’ endişesiyle beyin yıkarlar. Tüm gelir kaynakları maddedir çünkü. Eğitimden basına çok kollu bir strateji yönetirler… Derin devletler kurarlar. Sinsi sinsi çalışırlar. Çünkü çok korkarlar. Akıldan, sağduyudan, barıştan ödleri patlar. Çıkıp babayiğit gibi bir bilimsel makaleyi bile tartışamaz, kaçar, kaçarken taşlarlar. Sonuç ortada. Ülkeye bir şey olmaz, koca Sovyetler bile tutunamadı komünizme… bizde de son kırıntısı PKK kaldı, o da almasın onca silah yardımını o uyuşturucu tacirlerinden de görelim fikri gücünü… Terör örgütü olmaktan başka çaresi kalmamıştır komünist zihniyetin, kardeşlik, barış, eşit haklar lafını kimse yutmaz artık milyonlarca ölümden sonra dünya tarihindeki. Paylaşmak istiyorsanız buyrun Arakan orada, Somali orada, kıyın 5 liranıza da gönderin. Eşitlik, hak, adalet diyorsanız buyrun… lösemili çocuklar var yardım bekleyen, engelliler, hapislerde meslek edinmeye çalışanlar, sokak çocukları… onlar için çalışın. Elalemin kazancıyla, inancıyla uğraşmayı bırakın kendi cebinizdekini paylaşın. Devlet herkese para dağıtsın ama sen cebindeki paylaşma… eğitimini, görgünü, kültürünü, bilgini, becerini arttırma, devlet versin. Üstelik bir de dini yasaklasın. Sabah akşam onu bunu kıskan, bir gün şükretme elindekine, evindekine… Bilim mi anlatacaksınız? Eee yüzyıldır anlatıyorsunuz her kürsüde, üstelik yasaklayarak tüm karşı görüşleri. Sizi engelleyen de yok, bu öfke niye? Kime? Size demokrasi bir, iki değil yüz gömlek büyük gelir… boğulursunuz… ki boğuluyorsunuz.

No comments:

Post a Comment