Friday, August 17, 2012
Onur Kıvrak’a...
“Oyunda herkesin kendisine sırt döndüğü kişidir kaleci” der Sunay Akın.
Tastamam böyledir kalecinin durumu...
Arkasında güveneceği hiçbir takım arkadaşı olmayan, sözcüğün gerçek anlamıyla bir “yalnız adam”dır kaleci...
Rakip takım taraftarının kimi zaman en galiz küfürlerini duyan, kendi taraftarının tepkisini anında algılayabilen, oyuna konsantrasyonunu bir an olsun kaybetme şansı bulunmayan, diğer tüm mevkilerin oyuncuları “kaçak güreşebilirken” bu konuda kredisi sıfıra yakın olan kaleciler... Nabakov’un deyimiyle “Yalnız kartal, tek adam. Kalenin değil, umudun muhafızıdır onlar”...
Haftalarca formsuzluktan tel tel dökülen bir forvet oyuncusu, bir gün hele de biraz önemi yüksek bir maçta gol attığında her şeyin unutulması, bütün stadın onun adını haykırması, ertesi gün herkesin ondan bahsetmesi ne kadar kolaysa, onlarca pozisyonda başarılı olan bir kalecinin tek bir hatasında gol yemesi nasıl da çabucak günah keçisi yapar onu...
Futbolun vefasız olduğu söylencesindeki “vefasızlık” vurgusunun altı kırmızı kalemle iki defa çizilmiştir kaleci için.
Sevgili Onur... İyi bir kaleci olduğunu biliyorduk daha 17 yaşaltı takımından...
Bilmeyenler sana hayran kalmış...
Bugünlerde senden daha iyisi yok...
Herkes seni övüyor...
Kahraman ilan ediyor...
Evet, iyi bir maç çıkardın...
Ama sen zaten iyi bir kaleci olduğun için Trabzonspor’dasın.
Unutma ki şimdi seni övenler, önceden başkalarını övmüştü...
Bu topraklarda bir maç, iki maç iyi oynadığında kahraman ilan edilip zirveye çıkarılırsın...
Sonra bir maç kötü oynadığında seni öyle bir aşağıya indirirler ki, tepe taklak olursun...
O sebepten, sen seni kahraman ilan edenlere aldırma!
Daha çok eksiklerin var... Çok çalış... Kendini hazırla...
Trabzonspor’da oynamanın gururunu yaşa...
Sadece işine bak...
Daha çok yolun var alınacak...
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment