Monday, November 16, 2009

fikra

Temel askerligini yunan sınırında yapıyormuş.
Temel'in canı çok sıkılıyormuş.
Yunan'a bir ıslık çalmış elleriyle "Havacı mısın?" işareti yapmış,Yunan aldırmamış.
Bir ıslık çalmış elleriyle "Karacı mısın?" işareti yapmış, Yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış "Denizci misin?" anlamında yüzme işareti yapmış, yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış. El haraketi yaparak "Topçu musun?" demiş, yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış "Gözcü müsün?" anlamında dürbün işareti yapmış, yunan aldırmamış.
Nöbetler degişmiş sıra yine Temel'le Yunan'a gelmiş.
Yunan'a hadi sınıra git demişler yunan da:
- "Ben oraya gitmem. Orada bir deli türk askeri var, bana hava kararınca yüzerek gelip sana bir koyacam gözlerin fırlayacak diyor.."



Laza karayollarını boyama işi vermişler. Laz başlamış çalışmaya. İlk gün tam 200 metre boyamış. İkinci gün 100 metre, üçüncü gün 50 metre. Artık dördüncü gün 10 metre boyayınca amiri Lazı çağırmış:
- Hayırdır evladım iyi çalışıyordun ?
- Ben yine iyi çalışıyorum..
- İyi ama dün 50 metre bugün de 10 metre boyamışsın.
- E... haliyle. İlk günlerde boya kovasına gidip gelmek kolaydı, sonraları çok vakit almaya başladı...



Temelle dursun hayatlarında ilk defa keraneye gideceklermiş. Temel dursuna
- önce birimiz girsin beğenirse öbürüde girer demiş.
Dursun
- tamam demiş ve önce girmiş ve bi kaç saat sora çıkmış.
Temel hemen sormuş
- nasıldı diye
dursun
- valla benim karıdan iyiydi demiş. Sıra Temele gelmiş Temel de işinin görüp çıktıktan sora
Dursun sormuş
- nasıldı diye
Temel:
- Valla haklısın dursun senin karıdan iyiydi
Gümrük kapisinda bir ıngiliz, bir fransiz ve Temel geçmek için
bekliyorlarmis. gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye baslamis.
önce Ingiliz'in valizine bakmislar. içinden 7 adet don çikmis.
- niye 7 tane?
diye ıngiliz'e sormuslar. o da
- haftanin yedi gün var. hepsi için bir
tane. pazartesi, sali, çarsamba... demis.
- vay be! helal olsun medeniyete, temizlige bak adamlardaki.
sira fransiz'in valizine gelmis. açmislar bakmislar 8 tane don.
- 7'yi anladik da niye 8? diye sormuslar.
fransiz
- pazartesi, sali, çarsamba... hergün için bir tane, bir tane de ne
olur ne olmaz diye yedek aldim demis.
- vay be! adamlardaki temizlige medeniyete bak! demis görevliler.
sira temel'e gelince açmislar bakmislar tam 12 adet don.
- vay be! ne varsa bizim insanimizda var. şu medeniyete, şu temizlige
bak! sormuslar
- neden 12 adet?
bizimki cevap vermis
- ocak, subat, mart,......
Temel, idris ve Dursun fizik dersindeler. Hoca sozlu yapmak icin Dursun'u kaldirmis.
- Kalk bakalim Dursun. Sicak bir gunde arabanla gidiyorsun. Sicak bastirdi. Ne yaparsin?
- Cami acarim, hocam.
Hoca atlamis;
- Hah iste, o camdan giren ruzgarin ivmesi nedir?
Dursun'da yanit yok tabii. Oylece kalakalmis. Sifirini almis oturmus. Bu arada Temel fizikcinin lazlara gicik oldugunu bildiginden sira kendine gelecek diye korkmaya baslamis. Hoca bu kez,
- Sen kalk bakalim, idris. deyince Temel iyice sinmis. Hoca,
- Soyle bakalim idris. Sicak birgun ve arabanla gidiyorsun. Sicak bastirdi. Ne yaparsin?
- Ceketimi cikaririm, hocam.
- Daha sicak oldu.
- Cami acarim, hocam.
- Hah iste, o camdan giren ruzgarin ivmesi nedir?
Idris de yanit verememis ve sifiri alip oturmus. Temel'i iyice bir telas almis. Hoca Temel'e donup,
- Temel, kalk bakalim. Sicak birgun ve arabanla gidiyorsun. Sicak bastirdi. Ne yaparsin?
- Ceketimi cikaririm, hocam.
- Daha sicak oldu.
- Gomlegimi cikaririm, hocam.
- Daha da sicak oldu.
- Pantolonumu cikaririm, hocam.
- Oglum cok sicak oldu.
- Atletimi cikaririm, hocam.
- Oglum yaniyorsun sicaktan.
- Donumu cikaririm, hocam.
- Evladim, ter icinde kaldin.
- Herseyimi cikaririm, hocam.
- Sicak imanini gevretiyo yahu...
- Hocam, bosuna ugrasma, anami da ..kseler acmam o camı...!!!

4 Rahibe ölmüş ve cennet cehennem sınırında sorgulamaya alınmışlar. Sorgulama Meleği demiş
- Şimdi herkes sırayla dünyadayken işledigi en büyük günahı anlatsın. Sakın atmayın tespit ederiz.
1.Rahibe
- Ben hayattayken bir kere penise dokunmustum parmağımın ucuyla
demiş.
Melek
- Hangi parmağınla
deyince sağ elinin isaret parmağını göstermiş.
Melek:
- Tamam yavrum şimdi git ve günahı işlediğin o parmağı yan taraftaki kutsal suya sokarak arın günahlarından
demiş.
2.Rahibe
- Ben hayattayken bir kere penisi tutmuştum
Melek:
- Hangi elinle
demiş. Sağ elini kaldırmış 2.rahibe, Melek de ona gidip o elini yandaki kutsal suya sokarak günahlarından arınmasını öğütlemiş. Bu sırada 3. rahibeyle 4. rahibe aralarında fısıldaşıyorlarmış. Sonra aniden yer değiştirmişler. Sorgulama meleği bunu farkederek:
- Bir dakika ne oluyor, siz niye yer değiştirdiniz
diye sorunca daha önce 4. sırada olup 3. sıradakiyle yer değiştiren rahibe:
- İzin verirseniz, arkadaş kutsal suya g.tünü sokmadan ben bi ağzımı çalkalayıp çıkayım efendim...

Temel yolda giderken bir anlık dalgınlık sonucu karşı yönden gelen bir arabayla çarpışmış.
Hemen arabadan çıkan Temel karşı aracın sürücüsünü kontrol etmiş.
- Geçmiş olsun kardeş birşeyin yoktur umarım.
diyerek karşı tarafın sürücüsünü teselli etmiş.
Bu arada arabasının torpidosundan küçük bir şişe viski alıp diğer sürücüye uzatmış
- İç kardeş rahatlarsın.
demiş.
Karşı aracın sürücüsü teşekkür ederek bir iki yudum almış sonra Temel'e.
- Sen içmiyormusun kardeş.
demiş Temel de
- Ben polisler gelip rapor tuttuktan sonra içeceğim.
demiş.

Temel askerdeyken anneannesi ölmüş temel komutandan izin almak istemiş.
Ve komutan ''sana 3 soru soracağım en az birini bil izin vereceğim sana'' demiş.
soruyu sormuş komutan;
1.karada gider yolcu taşır.
temelde ''otobüs'' demiş.komutanda otobüs olduğunu bildin ama yolcu otobüsü olduğunu bilemedin demiş.
2.soruda şuymuş.havada uçar yolcu taşır demiş komutan.
Temelde uçak demiş.Komutanda uçak olduğunu bildin ama yolcu uçağı olduğunu bilemedin demiş.
Son soruda rayda gider yolcu taşır demiş.
Temelde tren demiş.komutanda tren olduğunu bildin ama yolcu treni olduğunu bilemedin demiş.sana izin yok demiş.
TEMELDE''Komutanım pende sağa pir soru sorabilirmiyim'' demiş. komutanda sor demiş...

()am işaretini göstererek komutanım pu nedir demiş... komutan am demiş...Temelde am olduğunu pildin ama ananın amı olduğunu pilemedun demiş...

Temel ile Dursun can sıkıntısından bir kayık kiralarlar. Balık avlamaya çıkarlar... Bir zaman kürek çekerek açılırlar, derken hazırlıklar biter, oltaları denize atarlar... Atar atmaz balıklar da oltaya takılmaya başlar. Temel ile Dursun'un keyifleri yerindedir...
Temel Dursun'a:
- Ula Dursun haburiya bi işaret kuyalum yarun burayi bulmamuz kolay olur... Derken sahile dönerler, kayıktan inerken Temel Dursun'a gene sorar:
- Ula Dursun işaret koymayi unutmadun değil mi?
Dursun:
- Ula hiç unutur miyum, işaret tamam...
- Nasi işaret koydun?
Dursun:
- Bağa soracağuna kayuğun ucina bak... Çarpi koydum.
Temel sinirlenir:
- Ula o işareti denize yapacağidun kayuğa değil... Ayni kayuğu başkasi kiralarsa gitti baluklar...

Dursun Temel'in kelini ne zaman görse onun kel kafasına takılırmış....
Yine birgün Dursun Temel'in kelini okşayarak:
- Tıpkı benim hatunun k*çı gibi...
Bu duruma artık tahamül edemeyen Temel eliyle kel kafasnı elliyerek:
- Doğru söylüyon aynı onun k*çı
Temel İdris'e:
- Ula idris dun ne oldi pileymusun?
- Ne oldi...
- Pizum kari ile tarlada calisirken pirden bir ayi peydahlandu
- Sonra?
- Yakaladi pizum kariyi...
- Eee?
- çikardi donuni...
- Yapma ya?

- Basladi *ikmeye...
- Sonra?
- Tam o sirada pizum kari osurmazmi pi utandum pi utandum...


Temel ava çıkmış, eli boş dönmemek için kasaptan bir tavşan almış. Fadime,
- Ha pu netur, soyulmuş tavşanı nasıl avlaysun?
- Sevişirken yakaladum, çiyinmeye firsatu olmadu vurdimm onuuu.....

Bir gün Temel ve Dursun bakmışlar Türkiye'de iş yok Almanya'ya gitmeye karar vermişler ama ceplerinde para yok... O zamanlarda Almanya'ya hayvanlar bedava gidiyolarmış, bunlarda neleri varsa satıyolar ve bir inek kostümü alıyolar. Temel öne Dursun'da arkaya geçiyor ve gümrüğe gidiyolar gümrükteki memur bunları bir test edeyim diyor ve ineğin önüne bi tomar saman getiriyor sen gerçek ineksen bu samanları yersin diyor. Temel mecburen yiyor ondan sonra memur bir kova su getiriyor eger sen gerçek ineksen bunu içersin diyor ve Temel içiyor.. Memur bu sefer bi tomar taze ot getiriyo ve ineğin önüne koyuyor Temel mecburen yiyor... Artık Temel şişiyor ve bir lokma bir şey yiyemez hale geliyor. Ama bu sırada Temel başlıyor gülmeye. Dursun merak ediyor. Soruyor ula Temel neden gülirsen. Temel de cevap verir memur bizim gerçek inek olup olmadığımızı anlamak için bir tane öküz getiriyor...



Bir gün bi uçakta çeşitli ülkelerden işadamları Fransız, İngiliz, Alman, Rus, İranlı, Hollandalı ve Türk, laylaylom gidiyorlarmış.Rus her konuşmasında Rus KGB sinin çok iyi çalıştığını herşeyden haberdar olduğunu çok iyi ajanlarının olduğunu anlatarak yolculuğu iyice sıkmış.Uçak rotasını takip ederek giderken İngiltere'nin üstünden geçiyor. İngiliz şöyle bi aşağıları süzüyor ve lafa giriyor:
- Arkadaşlar,burası benim memleketim İngiltere. Bizim biramız acayip meşhurdur, şahane biralar üretiriz, içmelere doyamazsınız. İngiltere bitiyor, Fransa'nın üstünden geçerken Fransız lafa başlıyor:
- Burası da Fransa. Bizim kızlarımız meşhurdur, öpmelere kıyamazsın. Derken Almanya'ya geliyor uçak, Alman bi iç çekiyor:
- Hey gidi memleket diyor. Biz bi arabalar üretiriz, binmelere kıyamazsınız. Sonra Hollanda'nın üzerinden geçerken Hollandalı bakıyor şöyle bi aşağıya:
- Burası da Hollanda diyor. Ah o güzel evler, bizim evlerimiz meşhurdur... Uçak geçiyor Rusya'ya sonra (nasıl bi rotaysa artık) Rus bakıyor aşağıya:
- Bizim KGB miz meşhurdur. Dünyada sinek havalansa haberdardır. Sonra İran'a dönüyor uçak. İranlı bakıyor şöyle bi göz süzerek:
- Abiler burası da İran bizim de halımız meşhurdur, yumuşacıktır.. Geldik Türkiye'ye... Türk sinirli muhabbetten....mına koyim bakıyor aşağıya, düşün düşün nerden başlasam ki (o kadar çok meşhur şeyimiz var ki en orijinalini söylemeliyim diye) Sonra başlıyor anlatmaya...
- Arkadaşlar burası Türkiye. Bizim delikanlımız çok meşhurdur...Öyle ki; alır Fransız'ın kızını, içer İngiliz'in birasını, atar Almanın arabasına, götürür Hollandalının evine, yatırır İranlının halısında çatır çatır s.ker. KGB nin de bi s.kimden haberi olmaz.

No comments:

Post a Comment